![]() |
|||
Güncelleme: 03.11.2006 |
|||
|
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||
MHP DeğişmediSiyasi belirsizlik içinde kıvranan Türkiye’de seçim sonuçları nüfusun büyük bir kesimini hop kaldırdı, hop oturttu. MHP’ye oy verenlerin dahi beklemediği bir sonuç ortaya çıktı. %18 oy alan MHP sadece solcular ve sosyalistler için değil kendisine demokrat diyen herkes için önemli bir tehlike. MHP’nin ülkü ocakları üzerine yükselen çeteci bir parti olduğunu, Susurluk partisi olduğunu, şiddet, savaş çığırtkanlığı ve intikam üzerinden örgütlenen bir parti olduğu herkes tarafından bilinmekte. Değişti mi? MHP’nin seçimlerden ikinci büyük parti olarak çıkmasından sonra, MHP’nin aslında hükümet ortağı olabilecek meşru bir parti olduğu propagandası doruğa ulaştı. Medya, kurdu kuzu gibi gösterip bizi kurtla güvercinin hükümet kurması gerektiğine ikna etmeye çalışmakta. “MHP değişti mi” tartışması bir yandan da “kızım sana söylüyorum gelinim sen duy” havasında yaşanmakta. Sürekli MHP’den tabanını egemen sınıfın isteklerine uygun hale getirilmesi talepleri yükselmekte. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bu taleplere hem yönetici sınıfı hem de tabanını rahatlatmak üzere yanıt veriyor. Seçim sonrasında “Irkçı faşist bir parti olmaya ne gerek var bugün? Tarihin mahkum etmiş olduğu fikirleri bu gün için savunmanın akılcı bir yönü var mı?” diyen Bahçeli “MHP’nin 33 yıllık çizgisinde bir değişiklik yoktur” diyor. MHP Nazi’dir MHP kendisini açıkça Nazi geleneği içinde görüyor. Uluslararası düzeyde Nazi geleneğini savunan diğer partiler gibi MHP’liler de “Bize faşist diyenler komünisttir” diyerek kendilerini savunuyorlar. Alpaslan Türkeş 1940’larda Nazi sempatizanlığından yargılandı. Hitler’in izlediği yol izlenerek faşist lidere “Başbuğ” dendi. Örgütlenme fiziksel şiddet ve çeteler yoluyla gerçekleştirildi. Seçim sonuçlarını kabul etmeye ve ettirmeye çalışanlar MHP’nin değiştiğini ve saygıdeğer bir parti haline geldiğini iddia ediyorlar. Ancak Devlet Bahçeli’nin kendisi değiştiklerini reddediyor. Sol partilere karşı seçim kampanyası sırasında gerçekleştirilen saldırılar Bahçeli’nin doğru söylediğini kanıtlamakta. MHP’nin milletvekilleri kim? Mehmet Gül İstanbul Milletvekili,16 Mart 1978’de yedi öğrencinin öldürüldüğü İstanbul üniversitesi katliamında adı geçiyor. Ali Uzunırmak Aydın milletvekili, Kemal Türkler’in katil zanlısıyla ortaklık yaptı ve uyuşturucu suçundan hapis yattı. Muzaffer Çakmaklı Urfa milletvekili, Sedat Bucak’ın ortağı, uyuşturucu kaçakçılığından yargılanıyor. İsmail Parlak Zonguldak milletvekili, cinayet emri vermekle suçlandı. Ali Güngör İçel milletvekili, 1970 de sol görüşlü Dr. Asteğmen Nejdet Güçlü’yü İbrahim Doğan adlı ülkücüyle birlikte öldürdü. Fahri Yüksel Malatya milletvekili, öğretmen Nevzat Yıldırım’ın Oral Çelik tarafından öldürülmesi olayına karıştı. Adnan Uçaş Gümüşhane milletvekili, hakkında süren yolsuzluk davası devam ediyor. Ali Halaman Adana milletvekili, kendisine ait makineli tüfekler portakal sandıkları içinde yakalandı. MHP’nin siyasi kimliği 1940’larda Nazi sempatizanlığından yargılanan Türkeş’in başını çektiği MHP kuruluşundan bu yana şiddet üzerine örgütlenen yanını öne çıkardı. Özel kamplarda eğitilen ülkücü faşistlerin yaptığı katliamlar yaşayanların hafızalarına kazındı. 16 mart 1978 İstanbul Üniversitesi katliamı 7 ölü, 8 ekim 1978 Ankara Bahçelievler katliamı 7 ölü. 24 Aralık 1979 Kahramanmaraş katliamı 111 ölü. 1 Şubat 1979 Abdi İpekçinin öldürülmesi. Temmuz 1979 Çorum katliamı 22 temmuz 1980 Kemal Türklerin öldürülmesi.... Ülkü ocağından çıkan faşistlerin üniversitelerde satırlı bıçaklı saldırıları alıştığımız günlük haberler arasında. Susurluk ve MHP 3 Kasım 96’da Susurluk’ta kaza yapan mersedesin içinden çıkan MHP, mafya ve devlet ilişkisi toplumun büyük çoğunluğunu sarstı. Sonrasında gelişen temizlik talebi toplumsal bir harekete dönüştü. MHP’nin kadroları ile toplumun büyük çoğunluğu arasında yaşanılan çatışma Abdullah Çatlı’nın cenazesinde ülkücülerin “Türkiye seninle gurur duyuyor!” sloganlarıyla açığa çıkıyordu. Milyonların faşist çetelerden temizlik talebi zaman içinde yakalanan ve sözde yargılanan susurluk çetesi mensuplarının teker teker tahliye olmasıyla buhar olup uçtu. MHP kapatılsın! Susurluk kazası sonrası temizlik isteyenler, bir dakika için ışıklarını söndürenler halen temizlik istiyorlar. Bataklık Ülkü Ocakları ve MHP’dir, buralar kapatılmalıdır. Seçimlerde %18 kadar oy alan bu partinin demokrasi düşmanı yüzünü göstermek bizim görevimiz. Daha önce temizlik talebiyle sokağa çıkanlar şimdi çok daha somut bir taleple MHP’nin kapatılması talebini yükseltmeli. Faşizme karşı birleşik mücadele Sendikacıların, Kürtlerin, Alevilerin, solcuların hepsi faşist şiddetin tehdidi altında. Bu gruplar hep birlikte nüfusun çoğunluğunu oluşturuyor. İzmit SEKA eyleminin gösterdiği gibi MHP’ye oy veren işçiler de başarılı bir mücadelenin içinde yer alabilmekteler. MHP’nin yenilgisinin tek koşulu birleşik mücadeledir. Bütün yoksulluğun, savaşların, işsizliğin asıl sorumlusu patronların sistemi kapitalizmdir. Bizleri bölen her türlü şeyi de bu sistem üretmekte. Bizleri Kürt-Türk, Alevi-Sünni, kadın-erkek, işçi-memur olarak bölmeye çalışan sisteme karşı, milliyetçiliğe ve her türden ayrımcılığa karşı durabiliriz. Yeni İşçi Demokrasisi; Sayı 4; Mayıs 1999
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||